YOĞUN BAKIMDA ATEŞ

Yoğun Bakım Hastasında Ateş

  1. Giriş

Yoğun bakım ünitesi (YBÜ), altta yatan ağır hastalıklar, invaziv girişimler ve bağışıklık sisteminin baskılanması nedeniyle ateşin sık görüldüğü ve hızla müdahale gerektiren bir ortamdır. YBÜ’deki ateş, sadece basit bir enfeksiyon belirtisi değil, aynı zamanda sistemik inflamatuvar yanıt sendromunun (SIRS), doku hasarının veya nöroendokrin disfonksiyonun bir göstergesi olabilir. Enfeksiyon hastalıkları uzmanı olarak rolümüz, ateşin etiyolojisini hızla ayırt etmek, uygun tanısal yaklaşımı planlamak ve hedefe yönelik, akılcı antimikrobiyal tedaviyi yönetmektir.

  1. YBÜ Ateş Tanım ve Epidemiyoloji
  • Tanım:Amerikan Kritik Bakım Tıbbı Koleji (ACCCM) ve Enfeksiyon Hastalıkları Amerika Derneği (IDSA) kılavuzlarına göre, YBÜ’de ateş tek bir ≥38.3°C (≥101°F) vücut ısısı olarak tanımlanır. Nötropenik hastalarda ise tek bir >38.3°C veya >38.0°C’nin 1 saatten uzun sürmesi ateş olarak kabul edilir.
  • Epidemiyoloji:YBÜ’deki hastaların %26-88’inde ateş geliştiği bildirilmiştir. Bu geniş aralık, hasta popülasyonuna ve kullanılan tanıma bağlıdır. Büyük çalışmalar, ateşli epizotların yaklaşık yarısının enfeksiyöz, diğer yarısının ise non-enfeksiyöz nedenlere bağlı olduğunu göstermektedir. Özellikle ≥39.5°C’nin üzerindeki ateşler, nörolojik hasarlı hastalar dışında bile artmış mortalite ile ilişkilendirilmiştir.
  1. YBÜ Ateş Patofizyoloji

Ateş, pirojen adı verilen maddelerin hipotalamik termoregulatör merkezi etkilemesi sonucu vücut sıcaklığı set-point’inin yükselmesidir.

  • Eksojen Pirojenler:Mikrobiyal ürünler (örn., LPS/endotoksin).
  • Endojen Pirojenler:Makrofajlar gibi immün hücrelerden salınan IL-1, IL-6, TNF-α.
  • Araçlar:Bu sitokinler, hipotalamusta prostaglandin E2 (PGE2) sentezini uyarır. PGE2, hipotalamik set-point’i yükselterek vazokonstriksiyon, titreme ve artmış metabolizma ile ateşe yol açar.

Hipertermi’den (örneğin, nöroleptik malign sendrom, malign hipertermi) ayırt edilmelidir. Hipertermide set-point değişmemiştir, vücut ısısı üretimi veya dış kaynaktan ısı alımı, ısı kaybını aşmaktadır ve antipiretiklere yanıt vermez.

  1. YBÜ Ateş Etiyoloji ve Ayrıcı Tanı

YBÜ’de ateşin ayırıcı tanısı geniştir. Sistematik bir yaklaşım esastır.

Tablo 1: Yoğun Bakımda Ateşin Başlıca Nedenleri (Enfeksiyöz vs. Non-Enfeksiyöz)

Vücut Sistemi/Bölümü Enfeksiyöz Nedenler Non-Enfeksiyöz Nedenler
Solunum Sistemi Ventilatör İlişkili Pnömoni (VİP), Hastane Kökenli Pnömoni, Sinüzit, Ampiyem Atelektazi, Akut Respiratuar Distres Sendromu (ARDS), Pulmoner Emboli, Aspirasyon Pnömonitisi
Kan Dolaşımı Kateter İlişkili Kan Dolaşımı Enfeksiyonu (KİKDE), Enfektif Endokardit, Sekonder Bakteriyemi Derin Ven Trombozu (DVT), Tromboflibit, Perikardit, Transfüzyon Reaksiyonu
İdrar Yolları Kateter İlişkili Üriner Sistem Enfeksiyonu (Kİ-ÜSE) Kateter irritasyonu, Hemorajik sistit (ilaç kaynaklı)
Karın/GİS Clostridioides difficile Enfeksiyonu, İntra-abdominal Apse, İskemik Kolit, Kolesistit (akalkülöz veya taşlı) Akalkülöz Kolesistit, Akut Pankreatit, Mezenter İskemi, Konstipasyon, GIS Kanaması
Sinir Sistemi Menenjit, Ventrikülit, Beyin Apsesi Santral Ateş (SSS hasarı), Subaraknoid Kanama, Serebral Enfarkt
Deri/Yumuşak Doku Cerrahi Alan Enfeksiyonu, Dekübit Ülser Enfeksiyonu, Selülit, Nekrotizan Fasiit İlaç Erüpsiyonları, Dekübit Ülser (enfeksiyon olmadan), Stevens-Johnson Sendromu
Diğer/Sistemik Bakteriyemi (kaynağı belirsiz), Osteomiyelit İlaç Ateşi, Damar İçi Kontrast Madde Reaksiyonu, Endokrin (Tiroid Fırtınası, Adrenal Yetmezlik), Otoimmün Hastalıklar, Malignite, Nöroleptik Malign Sendrom, Alkol/Yatıştırıcı Yoksunluğu

Tablo 2: Zamana Bağlı Ayırıcı Tanı (Postoperatif Hasta için)

Zaman Periyodu Olası Nedenler
İlk 24-48 Saat Non-enfeksiyöz: Atelektazi, cerrahi travmaya inflamatuvar yanıt, transfüzyon reaksiyonu, malign hipertermi, ilaç ateşi.
48-72 Saat Enfeksiyöz: Hastane kökenli pnömoni, Kİ-ÜSE.
Non-enfeksiyöz: DVT.
5. Gündan Sonra Enfeksiyöz: Cerrahi Alan Enfeksiyonu, KİKDE, C. difficile koliti, akalkülöz kolesistit.
  1. Klinik Değerlendirme ve Tanısal Yaklaşım
  2. Öykü ve Fizik Muayene:
  • Öykü:Altta yatan hastalıklar, allerjiler, son cerrahi girişim, yeni başlanan ilaçlar, transfüzyon öyküsü.
  • Fizik Muayene:
  • Tüm kateter giriş yerleri (CVC, periferik kateter, arter hattı) kızarıklık, hassasiyat, pü akıntı açısından DİKKATLİCE incelenmeli.
  • Cerrahi insizyonlar ve dren yerleri değerlendirilmeli.
  • Göğüs: Raller, ronküs, bronşiyal solunum sesleri.
  • Karın: Defans, rebound, hassasiyat (özellikle sağ üst kadran-akalkülöz kolesistit).
  • Ekstremiteler: DVT bulguları (şişlik, kızarıklık, hassasiyat), selülit.
  • Deri: İlaç döküntüsü, dekübit ülser, ektima gangrenozum (nötropenik hastada).
  1. Tanısal Testler:
  • Temel Laboratuvar:
  • Tam Kan Sayımı: Lökositoz/sol shift (enfeksiyon), lökopeni (nötropeni), trombositopeni (DIC, sepsis).
  • Biyokimya: CRP, Prokalsitonin (PCT) – bakteriyel enfeksiyonda daha spesifik, Laktat (septik şok tanısı ve prognozu), Böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri.
  • Arteriyel Kan Gazı
  • Mikrobiyolojik İncelemeler:
  • Kan Kültürü: En az 2 farklı periferik veneden VE varsa santral kateterden (çıkış zamanı karşılaştırması için) alınmalı. Aerobik + anaerobik şişeler kullanılmalı.
  • İdrar Kültürü: Kateter varsa, portundan alınmalı.
  • Balgam/Trakeal Aspirat Kültürü: Pnömoni şüphesinde.
  • Yara Kültürü: Enfeksiyon şüphesi varsa.
  • C. difficile Toksin/GDH: Diyare varlığında.
  • Görüntüleme:
  • Akciğer Grafisi: Pnömoni, atelektazi.
  • Toraks/Batın BT: Derin enfeksiyon odağı (ampiyem, intra-abdominal apse, sinüzit, akalkülöz kolesistit) şüphesinde.
  • Ultrason: Batın (safra kesesi, asit), ekstremite (DVT), akciğer (konsolidasyon, efüzyon).
  1. Tedavi ve Yönetim
  2. Antimikrobiyal Tedavi:
  • Ampirik Tedavi:Şiddetli sepsis/septik şokta, uygun kültürler alındıktan sonra ilk 1 saat içinde başlanmalıdır.
  • Akılcı Seçim:Olası patojenler, hastanın risk faktörleri (MRSA, VRE, çok dirençli Gram-negatif basil), lokal antibiyotik direnç paternleri (antibiogram) göz önüne alınarak yapılır.
  • Daraltma (De-eskalasyon):Kültür sonuçları geldiğinde, ampirik geniş spektrumlu tedavi, mümkünse en dar spektrumlu ve en toksik olmayan ajanla değiştirilmelidir.
  • Süre:Kaynağa göre belirlenmeli, gereksiz uzatılmamalıdır.
  1. Kaynak Kontrolü:
  • Enfeksiyon kaynağı ortadan kaldırılmalıdır.
  • Enfekte kateterler çıkarılmalı, apse ve ampiyemler drene edilmeli, nekrotik dokular debrite edilmelidir.
  1. Antipiretik Tedavi:
  • Tartışmalı Bir Konudur.Ateşin immün sistemi güçlendirici etkisi vardır. Ancak, miyokard O2 tüketimini ve metabolik hızı artırarak zararlı da olabilir.
  • Endikasyonlar:
    • Kesin Endikasyon:Nörolojik hasarlı hastalar (inme, kafa travması) – burada ateş nörolojik prognozu kötüleştirir, antipiretik verilmelidir.
    • Göreceli Endikasyon:Kardiyak yetmezlik, ciddi solunum yetmezliği, hiperkatabolik durumlar, hasta konforu.
    • HEAT ve REACTOR çalışmaları,septik ancak nörolojik olarak sağlam hastalarda ateşi agresif bir şekilde düşürmenin mortaliteye bir faydası olmadığını göstermiştir.
  • Ajanlar:
    • Asetaminofen (Parasetamol):İlk seçenektir. Oral/enteral yolu mükemmel biyoyararlanıma sahiptir. IV formu, enteral kontrendike ise veya hızlı etki gerektiğinde kullanılabilir, ancak hipotansiyon riski daha yüksektir.
    • NSAİİ’ler:Böbrek yetmezliği, GIS kanama riski ve trombositopeni varlığında dikkatli kullanılmalıdır.
  1. Sonuç

YBÜ’de ateş, multidisipliner ve sistematik bir yaklaşım gerektiren yaygın bir sorundur. Enfeksiyon hastalıkları uzmanı, ayırıcı tanıyı yönlendirmede, uygun tanısal testleri seçmede ve akılcı antimikrobiyal yönetim stratejisini uygulamada kilit rol oynar. Ampirik tedavide hızlı, ancak de-eskalasyonda agresif olunmalı, antipiretik kullanımı hasta bazında bireyselleştirilmelidir. Unutulmamalıdır ki, antibiyotikler non-enfeksiyöz ateşte sadece maliyet ve yan etki yaratmakla kalmaz, aynı zamanda direnç gelişimine de katkıda bulunur, gereksiz antibityotik kullanımından kaçınılmalıdır.

Yoğun Bakımda Ateş Konulu 50 Soruluk Çoktan Seçmeli Test MCQ’s

Açıklama: Aşağıdaki soruları yanıtlayınız. Her sorunun doğru cevabı ve detaylı açıklaması son sayfadaki cevap anahtarında bulunmaktadır.

  1. Amerikan Kritik Bakım Tıbbı Koleji (ACCCM) ve Enfeksiyon Hastalıkları Amerika Derneği’ne (IDSA) göre, yoğun bakım ünitesinde (YBÜ) ateş için tanımlayıcı vücut sıcaklığı eşiği aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Tek bir ≥37.8°C (≥100.0°F) ölçümü
    B) Tek bir ≥38.0°C (≥100.4°F) ölçümü
    C) Tek bir ≥38.3°C (≥101.0°F) ölçümü
    D) Tek bir ≥39.0°C (≥102.2°F) ölçümü
    E) ≥38.0°C’nin 2 saat süreyle devam etmesi
  2. YBÜ’de yeni ateşi çıkan bir hastada, fizik muayenede genellikle gözden kaçan ve yüksek derecede şüphe gerektiren bir enfeksiyon odağı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Ventilatör ilişkili pnömoni
    B) Kateter ilişkili üriner sistem enfeksiyonu
    C) Nosokomiyal sinüzit
    D) Selülit
    E) Pnömoni
  3. YBÜ’deki ateşli bir hastada, prokalsitonin (PCT) düzeyinin kullanımı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
    A) Bakteriyel enfeksiyon için yüksek derecede spesifiktir ve viral enfeksiyonlarda yükselmez.
    B) Tanı konulmamış sepsis için tarama testi olarak rutin kullanımı önerilir.
    C) Antibiyotik başlama kararı için tek başına kullanılmalıdır.
    D) Akılcı antibiyotik yönetiminde, antibiyotik süresini kısaltmada kullanılabilir.
    E) Travma veya majör cerrahiden sonra yükselmez.
  4. Postoperatif 36. saatte ateşi 38.5°C olan, stabil vital bulguları olan ve fizik muayenesi normal olan bir hastada en olası ateş nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Cerrahi alan enfeksiyonu
    B) Atelektazi
    C) Kateter ilişkili kan dolaşımı enfeksiyonu
    D) Akalkülöz kolesistit
    E) Clostridioides difficilekoliti
  5. Santral venöz katateri olan ve ateşi çıkan bir hastadan kan kültürü alınırken en doğru uygulama hangisidir?
    A) Sadece kataterden, hem aerobik hem anaerobik şişelere alınır.
    B) Sadece periferik bir veneden, hem aerobik hem anaerobik şişelere alınır.
    C) Hem kataterden hem de periferik bir veneden, ayrı setler halinde ve alındığı yeri belirterek alınır.
    D) Sadece kataterden, sadece aerobik şişeye alınır.
    E) Kan kültürü almaya gerek yoktur, direkt ampirik antibiyotik başlanır.
  6. YBÜ’de ateşin non-enfeksiyöz nedenlerinden biri olan “ilaç ateşi” ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
    A) Beta-laktam antibiyotikler sık nedenler arasındadır.
    B) Ateş, ilaca başlandıktan ortalama 7-10 gün sonra ortaya çıkar.
    C) Hastada relatif bradikardi (nabız-ateş dissosiasyonu) görülebilir.
    D) Tanı koymak için spesifik bir test mevcuttur.
    E) Şüphelenilen ilaç kesildikten sonra ateş genellikle 48-72 saat içinde düşer.
  7. Nötropenik bir hastada ateş değerlendirmesi yapılırken aşağıdakilerden hangisi doğru bir yaklaşımdır?
    A) Fizik muayene bulguları her zaman belirgindir.
    B) Akciğer grafisi pnömoniyi dışlamak için yüksek duyarlılığa sahiptir.
    C) Perianal bölge muayenesi ve değerlendirmesi önemli ve gereklidir.
    D) Ateş için eşik değer, non-nötropenik hastalarla aynıdır.
    E) Enfeksiyon şüphesi olmasa bile rutin antifungal profilaksi verilmelidir.
  8. Ateşi 40.1°C olan, bilinci kapalı bir kafa travması hastasında antipiretik tedavi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
    A) Ateş immün sistemi güçlendirdiği için tedavi edilmemelidir.
    B) Sadece fiziksel soğutma yöntemleri (soğuk uygulama) yeterlidir.
    C) Nörolojik prognozu kötüleştirebileceğinden agresif bir şekilde tedavi edilmelidir.
    D) İntravenöz asetaminofen, oral yoldan kesinlikle üstündür.
    E) Antipiretik tedavinin mortalite üzerine kanıtlanmış bir faydası yoktur, bu nedenle kullanılmamalıdır.
  9. Ventilatör ilişkili pnömoni (VİP) tanısı için aşağıdaki kriterlerden hangisi gereklidir?
    A) Mekanik ventilasyonun 24. saatinde yeni ateşin çıkması
    B) Beyaz küre yüksekliği ve yeni infiltrasyonun birlikte olması
    C) Mekanik ventilasyonun 48 saatinden sonra gelişen yeni veya ilerleyici infiltrasyon + enfeksiyon bulguları (ateş, lökositoz, pürülan balgam)
    D) Trakeal aspirat kültüründe üreme olması
    E) Balgam gramında bakteri görülmesi
  10. YBÜ’de ateş değerlendirmesinde “kaynak kontrolü” kavramı aşağıdakilerden hangisini içermez?
    A) Enfekte santral venöz kateterin çıkarılması
    B) Ampiyemin drene edilmesi
    C) Nekrotik dokunun debritmanı
    D) Antipiretik ilaç başlanması
    E) Abse boşaltılması
  11. Yoğun bakımda vücut sıcaklığını ölçmek için altın standart yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Aksiller dijital termometre
    B) Timpanik infrared termometre
    C) Pulmoner arter kateterinin termistörü
    D) İdrar sondası termistörü
    E) Oral civalı termometre
  12. Ateş ve şok tablosundaki bir YBÜ hastasında, aşağıdaki enfeksiyon odaklarından hangisi için acil cerrahi müdahale (kaynak kontrolü) en az olasıdır?
    A) Nekrotizan fasiit
    B) İntra-abdominal apse
    C) Akalkülöz kolesistit
    D) Kateter ilişkili kan dolaşımı enfeksiyonu
    E) Ampiyem
  13. YBÜ’de ateş ve diyare ile başvuran bir hastada, ön planda düşünülmesi gereken ve el yıkamanın alkol bazlı değil, su ve sabunla yapılmasını gerektiren enfeksiyon ajanı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Escherichia coliO157:H7
    B) Norovirüs
    C) Clostridioides difficile
    D) Salmonellatürleri
    E) Campylobacter jejuni
  14. “Hipertermi” ve “Ateş” arasındaki temel patofizyolojik fark aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Hipertermide vücut sıcaklığı daha yüksektir.
    B) Ateş, enfeksiyon kaynaklıdır; hipertermi değildir.
    C) Hipertermide hipotalamik set-point değişmemiştir.
    D) Ateş, antipiretiklere yanıt verir; hipertermi vermez.
    E) C ve D doğru.
  15. YBÜ’de yeni başlayan ateşin değerlendirilmesinde, aşağıdaki biyobelirteçlerden hangisi bakteriyel enfeksiyonu viral enfeksiyondan ayırt etmede CRP’ye göre daha spesifiktir?
    A) Laktat
    B) Prokalsitonin (PCT)
    C) Eritrosit Sedimantasyon Hızı (ESR)
    D) Ferritin
    E) Fibrinojen
  16. Postoperatif 5. günde ateşi çıkan, abdominal cerrahi geçirmiş bir hastada, batın muayenesi normal olsa bile, görüntüleme ile doğrulanması gereken ve sıklıkla gözden kaçan bir enfeksiyon odağı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Pnömoni
    B) Subdiyafragmatik apse
    C) Üriner sistem enfeksiyonu
    D) Deri enfeksiyonu
    E) Farenjit
  17. YBÜ’de uzun süreli yatışı olan ve ateşi çıkan bir hastada, fizik muayenede sakrum üzerinde kızarıklık ve yüzeysel pü akıntısı olan bir bölge saptanıyor. En olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Selülit
    B) İnfekte dekübit ülser
    C) Kontakt dermatit
    D) Vaskülit
    E) Pannikülit
  18. Sepsis şüphesi olan bir YBÜ hastasında, antimikrobiyal tedavinin başlanması için ideal süre aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Tanı konulduktan sonraki 24 saat içinde
    B) İlk 12 saat içinde
    C) İlk 6 saat içinde
    D) İlk 1 saat içinde
    E) Kültür sonuçları geldikten sonra
  19. YBÜ’de ateş nedeniyle ampirik antibiyotik başlanan bir hastada “de-eskalasyon” stratejisi aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
    A) Tedaviye direnç gelişirse antibiyotiği değiştirmek
    B) Kültür sonuçlarına göre geniş spektrumlu ampirik tedaviyi, dar spektrumlu veya hedefe yönelik tedaviye indirgemek
    C) İntravenöz tedaviyi oral tedaviye geçirmek
    D) Antibiyotik dozunu azaltmak
    E) Tedavi süresini kısaltmak
  20. Ateş, konfüzyon, rijidite ve otonomik disfonksiyon (taşikardi, hipertansiyon) ile başvuran bir hastada, yakın zamanda antipsikotik ilaç başlandığı öğreniliyor. En olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Sepsis
    B) Menenjit
    C) Nöroleptik Malign Sendrom
    D) Serotonin Sendromu
    E) Tiroid fırtınası
  21. YBÜ’de ateşin non-enfeksiyöz nedenlerinden biri olan “transfüzyon reaksiyonu” genellikle transfüzyonun başlamasından sonraki ilk kaç saat içinde ortaya çıkar?
    A) 1-2 saat
    B) 6-12 saat
    C) 24-48 saat
    D) 3-5 gün
    E) 1 hafta
  22. YBÜ’de ateş ve akut böbrek yetmezliği gelişen bir hastada, idrar sedimentinde “eozinofilüri” görülmesi hangi non-enfeksiyöz ateş nedenini düşündürür?
    A) İlaç ateşi
    B) Akut interstisyel nefrit (İlaç ilişkili)
    C) Transfüzyon reaksiyonu
    D) Tümör lizis sendromu
    E) Vaskülit
  23. YBÜ’de, özellikle nötropenik olmayan hastalarda, ateşin en sık görülen enfeksiyöz nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Üriner sistem enfeksiyonu
    B) Ventilatör ilişkili pnömoni
    C) Kateter ilişkili kan dolaşımı enfeksiyonu
    D) Cerrahi alan enfeksiyonu
    E) Clostridioides difficilekoliti
  24. Ateş ve yaygın kas ağrıları olan, idrar renginin koyu olduğu (çay rengi) bir YBÜ hastasında, kreatin kinaz (CK) düzeyi çok yüksek bulunuyor. En olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Sepsis
    B) İlaç ateşi
    C) Rhabdomyoliz
    D) Vaskülit
    E) Viral miyozit
  25. HEAT çalışmasının, YBÜ’de ateş ve enfeksiyon şüphesi olan hastalarda asetaminofen kullanımı ile ilgili temel bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Asetaminofen kullanımı 28 günlük mortaliteyi anlamlı derecede azaltmıştır.
    B) Asetaminofen kullanımı, ateşi düşürmüş ancak mortalite veya YBÜ’de kalış süresinde bir fark yaratmamıştır.
    C) Asetaminofen kullanımı mortaliteyi artırmıştır.
    D) Asetaminofen kullanımı, nörolojik olay riskini azaltmıştır.
    E) Çalışma, asetaminofenin etkisiz olduğunu göstermiştir.

 

  1. Mekanik ventilatöre bağlı bir hastada, entübasyonun 5. gününde 39.2°C ateş, pürülan trakeal sekresyon ve lökositoz gelişiyor. Akciğer grafisinde sağ alt zonda yeni infiltrasyon izleniyor. Bu tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Akciğer ödemi
    B) Pulmoner emboli
    C) Atelektazi
    D) Ventilatör İlişkili Pnömoni (VİP)
    E) Akut Trakeobronşit
  2. Total parenteral beslenme alan, yoğun bakımda yatan bir hastada 38.8°C ateş, bulantı ve sağ üst kadranda hassasiyet gelişiyor. Batın ultrasonunda safra kesesi duvarı kalınlaşmış ve perikolesistik sıvı izleniyor, safra kesesinde taş saptanmıyor. En olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Akut kolesistit (taşlı)
    B) Akut pankreatit
    C) Akalkülöz kolesistit
    D) Kolanjit
    E) Karaciğer apsesi
  3. Santral venöz kateteri olan bir yoğun bakım hastasında 39.5°C ateş gelişiyor. Periferik ven ve kateterden eş zamanlı alınan kan kültürlerinde Staphylococcus epidermidisürüyor. Kateterden alınan kültür, periferik kültürden 3 saat daha erken pozitifleşmiş. En olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Kontaminasyon
    B) Kateter İlişkili Kan Dolaşımı Enfeksiyonu (KİKDE)
    C) Enfektif endokardit
    D) Deri enfeksiyonu
    E) İdrar yolu enfeksiyonu
  4. Yoğun bakımda yatmakta olan ve 1 haftadır seftriyakson tedavisi alan bir hastada, tedavinin 8. gününde 38.9°C ateş ve deride makülopapüler döküntü gelişiyor. Hastanın hemodinamisi stabildir. Diğer enfeksiyon odakları ekarte ediliyor. En olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Sepsis
    B) Viral enfeksiyon
    C) İlaç ateşi
    D) Transfüzyon reaksiyonu
    E) Vaskülit
  5. Kemoterapi alan ve nötropenisi (ANC: 200 hücre/mm³) gelişen bir hastada 38.4°C ateş tespit ediliyor. Fizik muayenede özellik yok. İlk yapılması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Ateş düşene kadar takip etmek
    B) Geniş spektrumlu ampirik antibiyotik tedavisi başlamak
    C) Sadece kan kültürü almak ve sonucu beklemek
    D) Antifungal tedavi başlamak
    E) Görüntüleme yapmak
  6. Subaraknoid kanama nedeniyle yoğun bakımda izlenen bir hastada, herhangi bir enfeksiyon odağı saptanmaksızın, 39.0°C’yi bulan inatçı ateş atakları gözleniyor. Ateş, antipiretiklere kısmen yanıt veriyor. En olası neden aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Gizli bir üriner enfeksiyon
    B) Santral Ateş (Diensefalik ateş)
    C) İlaç ateşi
    D) Derin ven trombozu
    E) Clostridioides difficilekoliti
  7. Yoğun bakımda yatan bir hastaya kan transfüzyonu başlandıktan 1 saat sonra titreme, takip eden 39.0°C ateş ve taşikardi gelişiyor. Transfüzyon hemen durduruluyor. Bu tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Septik şok
    B) Febril non-hemolitik transfüzyon reaksiyonu
    C) Akut hemolitik transfüzyon reaksiyonu
    D) Transfüzyona bağlı akut akciğer hasarı (TRALI)
    E) Anafilaksi
  8. Protez kapak öyküsü olan ve uzun süreli santral venöz kateteri bulunan bir hastada, 3 gündür devam eden ateş, üfürümde değişiklik ve dalakta büyüme saptanıyor. İki ayrı kan kültürü setinde Staphylococcus aureusürüyor. En olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Kateter ilişkili kan dolaşımı enfeksiyonu
    B) Enfektif endokardit
    C) Septik artrit
    D) Osteomiyelit
    E) Pnömoni
  9. Akut pankreatit tanısıyla yoğun bakıma yatırılan bir hastada, 5. günde 39.3°C ateş, lökositoz ve abdominal distansiyon gelişiyor. Kontrastlı batın BT’sinde pankreasta nekroz ve peripankreatik koleksiyon izleniyor. En olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Steril pankreatik nekroz
    B) İnfekte pankreatik nekroz
    C) Mezenter iskemi
    D) Kolon perforasyonu
    E) Akalkülöz kolesistit
  10. Nazogastrik sonda ve nazotrakeal tüpü olan bir yoğun bakım hastasında, 10. günde 38.6°C ateş gelişiyor. Fizik muayenede burundan pürülan akıntı mevcut. Akciğer grafisi normal. En olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Ventilatör ilişkili pnömoni
    B) Nosokomiyal sinüzit
    C) Farenjit
    D) Otit
    E) Menenjit
  11. Abdominal cerrahi geçiren bir hastada, postoperatif 7. günde 38.5°C ateş ve sol bacakta şişlik, kızarıklık, hassasiyet gelişiyor. En olası tanı ve tanıyı doğrulamak için ilk istenmesi gereken tetkik aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Akalkülöz kolesistit – Batın USG
    B) Cerrahi alan enfeksiyonu – BT
    C) Derin ven trombozu – Venöz Doppler USG
    D) Pnömoni – Akciğer grafisi
    E) Üriner enfeksiyon – İdrar kültürü
  12. Uzun süreli yatan, mobilizasyonu olmayan bir yoğun bakım hastasında sakrum üzerinde evre 3 dekübit ülser saptanıyor. Ülser çevresinde eritem, pü akıntı ve 38.9°C ateş mevcut. En uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Sadece topikal antibiyotikli krem uygulamak
    B) Sistemik ampirik antibiyotik başlamak ve yara bakımı
    C) Sadece ateş düşürücü vermek
    D) Hemen cerrahi debritman planlamak
    E) Kültür alınmasına gerek yoktur
  13. Yoğun bakımda 2 haftadır yatan, geniş spektrumlu antibiyotik kullanan bir hastada sulu, bol miktarda diyare ve 38.7°C ateş başlıyor. Yapılan dışkı incelemesinde C. difficiletoksin A/B pozitif bulunuyor. En uygun ilk tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir?
    A) İntravenöz seftriyakson
    B) Oral veya nazogastrik tüpten vankomisin
    C) İntravenöz metronidazol
    D) Oral siprofloksasin
    E) Antidiareik ilaçlar
  14. Postoperatif 12. saatte ateşi 38.2°C olan, hemodinamik olarak stabil bir hastada, fizik muayene normal sınırlardadır. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Geniş spektrumlu ampirik antibiyotik başlamak
    B) Kapsamlı bir enfeksiyon araştırması yapmak (kan kültürü, akciğer grafisi, idrar tahlili)
    C) Ateşin non-enfeksiyöz (atelektazi gibi) olma olasılığı yüksek olduğundan, klinik takip etmek
    D) Toraks ve batın BT çekmek
    E) İdrar kültürü için kateteri değiştirmek
  15. Sepsis tanısıyla ampirik meropenem ve vankomisin başlanan bir yoğun bakım hastasında, 3. günde kan kültüründe sadece E. coliürüyor ve antibiyogramda trimetoprim-sulfametoksazole (TMP-SMX) duyarlı olduğu raporlanıyor. En uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Tedaviyi sadece TMP-SMX’e değiştirmek (de-eskalasyon)
    B) Meropenem’e devam etmek, vankomisini kesmek
    C) Her iki antibiyotiğe de devam etmek
    D) Daha geniş spektrumlu bir antibiyotik eklemek
    E) Tüm antibiyotikleri kesmek
  16. Yoğun bakımda ateşi olan ve sepsis şüphesi bulunan nörolojik olarak sağlam bir hastada vücut sıcaklığı 39.1°C’dir. HEAT çalışması göz önüne alındığında, bu hastada antipiretik tedavi ile ilgili en doğru ifade aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Ateş mutlaka 37°C’nin altına düşürülmelidir.
    B) Ateşin immün yanıtı güçlendirdiği göz önüne alınarak, kesinlikle antipiretik verilmemelidir.
    C) Ateşi düşürmenin mortalite üzerine kanıtlanmış bir faydası yoktur; hasta konforu veya spesifik endikasyonlar (kardiyak yetmezlik gibi) için kullanılabilir.
    D) İntravenöz asetaminofen, oral yoldan kesinlikle daha etkilidir.
    E) Sadece fiziksel soğutma yöntemleri kullanılmalıdır.
  17. Yoğun bakımda ateşi çıkan bir hastada, fizik muayenede sağ kalça protezi çevresinde kızarıklık, şişlik, ısı artışı ve hassasiyat saptanıyor. En olası tanı ve tanıyı doğrulamak için en uygun görüntüleme yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Selülit – Doppler USG
    B) Protez eklem enfeksiyonu – Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG)
    C) Derin ven trombozu – BT anjiyografi
    D) Osteomiyelit – Direkt grafı
    E) Septik artrit – Sintigrafi
  18. Yoğun bakımda yatan bir hastada, bilinmeyen bir nedene bağlı persistan ateş mevcut. İnfeksiyöz ve non-enfeksiyöz nedenler araştırılmış ancak bir sonuç bulunamamıştır. Ateşin otoimmün bir hastalığa bağlı olma ihtimali düşünülüyorsa, aşağıdaki konsültasyonlardan hangisi istenmelidir?
    A) Kardiyoloji
    B) Nefroloji
    C) Romatoloji
    D) Gastroenteroloji
    E) Endokrinoloji
  19. Malignite öyküsü olan bir yoğun bakım hastasında, kemoterapinin 5. gününde aniden 40.0°C ateş, şiddetli kas krampları ve konfüzyon gelişiyor. Laboratuvarda ürik asit, potasyum ve fosfor yüksek, kalsiyum düşük bulunuyor. En olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Sepsis
    B) Nöroleptik malign sendrom
    C) Tümör Lizis Sendromu
    D) Tiroid fırtınası
    E) Malign hipertermi
  20. Yoğun bakımda izlenen bir hastada, SSRI (selektif serotonin geri alım inhibitörü) ve tramadol kullanım öyküsü mevcut. Hastada ani başlangıçlı konfüzyon, ajitasyon, miyoklonus, hiperrefleksi ve 38.8°C ateş gelişiyor. En olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Menenjit
    B) Nöroleptik Malign Sendrom
    C) Serotonin Sendromu
    D) Alkol yoksunluğu
    E) Sepsis
  21. Bilinen hipertiroidisi olan bir hastada, miyokard enfarktüsü sonrası yoğun bakıma alınıyor. 2. günde taşikardi, ajitasyon, hipertermi (40.2°C) ve şok tablosu gelişiyor. En olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Sepsis
    B) Tiroid Fırtınası
    C) Malign hipertermi
    D) Feokromositoma
    E) Adrenal yetmezlik
  22. Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) tanısıyla izlenen bir hasta, akut böbrek yetmezliği nedeniyle yoğun bakıma alınıyor. 3. günde 38.5°C ateş, yüzde kelebek tarzı döküntü ve artralji şikayetleri artıyor. En olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Nosokomiyal pnömoni
    B) SLE Alevlenmesi (Akut)
    C) İlaç ateşi
    D) Kateter ilişkili enfeksiyon
    E) C. difficilekoliti
  23. Lenfoma öyküsü olan bir yoğun bakım hastasında, 2 haftadır devam eden, aralıklı yükselen ateş (Pel-Ebstein tarzı), gece terlemesi ve kilo kaybı öyküsü mevcut. Enfeksiyoz ve non-enfeksiyoz nedenler araştırılmış ve ekarte edilmiş. En olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Tüberküloz
    B) Bruselloz
    C) Maligniteye bağlı ateş (Lenfoma)
    D) Sitomegalovirüs (CMV) enfeksiyonu
    E) Endokardit
  24. Yoğun bakımda ateş nedeniyle takip edilen bir hastada, serum prokalsitonin (PCT) düzeyi 0.1 ng/mL olarak ölçülüyor (normal <0.5 ng/mL). Bu bulgu en çok hangi durumla uyumludur?
    A) Gram-negatif sepsis
    B) Sistemik bakteriyel enfeksiyon olasılığının düşük olması
    C) Fungal enfeksiyon
    D) Viral enfeksiyon
    E) Lokalize bir apse
  25. Yoğun bakımda, uzun süreli yatışı olan ve çoklu ilaç kullanan bir hastada persistan, nedeni açıklanamayan ateş mevcuttur. Tüm enfeksiyoz ve non-enfeksiyoz nedenler araştırılmıştır. Son çare olarak, tüm vücutta gizli bir enflamatuvar/infeksiyöz odağı taramak için en uygun görüntüleme yöntemi aşağıdakilerden hangisi olabilir?
    A) Direkt karın grafisi
    B) Tüm vücut PET/BT
    C) Ekokardiyografi
    D) Kolonoskopi
    E) Beyin BT’si

 

 

Cevap Anahtarı ve Açıklamaları

  1. C) Tek bir ≥38.3°C (≥101.0°F) ölçümü
    Açıklama:ACCCM/IDSA kılavuzları, YBÜ’de ateş için kesin eşiği tek bir 38.3°C ölçümü olarak belirlemiştir. Daha düşük sıcaklıklar rutin araştırma gerektirmez.
  2. C) Nosokomiyal sinüzit
    Açıklama:Nazogastrik sonda veya nazotrakeal tüpü olan, özellikle yatışı uzun süren hastalarda sinüzit sık görülür ancak fizik muayenede direkt bulgu vermez. Yüksek şüphe ve BT gerekir.
  3. D) Akılcı antibiyotik yönetiminde, antibiyotik süresini kısaltmada kullanılabilir.
    Açıklama:PCT, bakteriyel enfeksiyonlarda yükselir ancak travma, cerrahi, şok gibi durumlarda da yükselebilir (düşük spesifite). Antibiyotik başlama kararı için değil, klinik ile birlikte kullanıldığında antibiyotik süresini kısaltmada faydalıdır.
  4. B) Atelektazi
    Açıklama:Postoperatif ilk 48 saatteki ateşin en sık nedeni non-enfeksiyözdür; atelektazi, cerrahi stres ve inflamatuvar yanıt. Enfeksiyöz nedenler genellikle daha sonra ortaya çıkar.
  5. C) Hem kataterden hem de periferik bir veneden, ayrı setler halinde ve alındığı yeri belirterek alınır.
    Açıklama:Bu yöntem, katater kaynaklı enfeksiyonu (KİKDE) tanımak için gereklidir. Kataterden alınan kültürün periferik kültürden anlamlı şekilde daha erken pozitifleşmesi (differential time to positivity) tanı koydurucudur.
  6. D) Tanı koymak için spesifik bir test mevcuttur.
    Açıklama:İlaç ateşi bir dışlama tanısıdır. Spesifik bir testi yoktur. Şüphe, zamanlama ilişkisi ve ilacın kesilmesi ile ateşin düşmesi ile konur.
  7. C) Perianal bölge muayenesi ve değerlendirmesi önemli ve gereklidir.
    Açıklama:Nötropenik hastalarda perianal bölge, enfeksiyonun sık ancak bulguların silik olduğu bir bölgedir. Dikkatli muayene hayati önem taşır. Diğer seçenekler yanlıştır: fizik muayene bulguları siliktir, akciğer grafisi düşük duyarlılığa sahiptir (BT gerekir), ateş eşiği daha düşüktür, antifungal profilaksi sadece yüksek riskli gruplara verilir.
  8. C) Nörolojik prognozu kötüleştirebileceğinden agresif bir şekilde tedavi edilmelidir.
    Açıklama:Nörolojik hasarlı hastalarda ateş, sekonder beyin hasarını artırarak prognozu kötüleştirir. Bu nedenle agresif bir şekilde farmakolojik ve fiziksel yöntemlerle tedavi edilmelidir.
  9. C) Mekanik ventilasyonun 48 saatinden sonra gelişen yeni veya ilerleyici infiltrasyon + enfeksiyon bulguları (ateş, lökositoz, pürülan balgam)
    Açıklama:VİP tanısı klinik, radyolojik ve mikrobiyolojik kriterlerin kombinasyonuna dayanır. Mekanik ventilasyonun 48. saatinden sonra başlaması temel kriterlerden biridir.
  10. D) Antipiretik ilaç başlanması
    Açıklama:Kaynak kontrolü, enfeksiyon odağının fiziksel olarak ortadan kaldırılmasıdır (kateter çıkarma, drenaj, debritman). Antipiretik tedavi semptomatik bir tedavidir, kaynağı kontrol etmez.
  11. C) Pulmoner arter kateterinin termistörü
    Açıklama:Pulmoner arter kateteri, kalbin sağ tarafındaki kanın sıcaklığını ölçerek en doğru çekirdek sıcaklığını verir, bu nedenle altın standart kabul edilir. Ancak invaziv olduğu için rutinde kullanılmaz.
  12. D) Kateter ilişkili kan dolaşımı enfeksiyonu
    Açıklama:KİKDE’nin kaynak kontrolü, enfekte kateterin çıkarılmasıdır ve bu cerrahi bir müdahale değildir. Diğer seçeneklerdeki durumlar (nekrotizan fasiit, apse, ampiyem) genellikle cerrahi veya girişimsel radyolojik drenaj gerektirir.
  13. C) Clostridioides difficile
    Açıklama: difficile sporları alkole dirençlidir. Bu nedenle C. difficile enfeksiyonu olan veya şüphelenilen hastaların bakımında el hijyeni için su ve sabun kullanılması esastır.
  14. E) C ve D doğru.
    Açıklama:Hipertermide (NMS, malign hipertermi, sıcak çarpması) hipotalamik set-point değişmemiştir, vücut ısı üretimi/kazanımı kaybı aşmıştır ve antipiretiklere yanıt vermez. Ateşte ise set-point yükselmiştir ve antipiretikler (PGE2 inhibisyonu ile) etkilidir.
  15. B) Prokalsitonin (PCT)
    Açıklama:PCT, bakteriyel enfeksiyonlarda belirgin yükselirken, viral enfeksiyonlarda genellikle hafif yükselir veya yükselmez. CRP ise her türlü inflamatuvar durumda yükselebilir, daha az spesifiktir.
  16. B) Subdiyafragmatik apse
    Açıklama:Abdominal cerrahi sonrası, özellikle anastomoz kaçağı varlığında subdiyafragmatik veya pelvik apse gelişebilir ve fizik muayenede erken dönemde bulgu vermeyebilir. BT ile değerlendirme şarttır.
  17. B) İnfekte dekübit ülser
    Açıklama:Uzun süreli yatan hastalarda bası yaraları (dekübit ülser) sık görülür ve kolayca enfekte olarak ateş kaynağı haline gelebilir. Lokalize kızarıklık ve pü, enfeksiyonu düşündürür.
  18. D) İlk 1 saat içinde
    Açıklama:“Sepsis Hayat Kurtarıcı Tedavi Paketi” (Surviving Sepsis Campaign) kılavuzları, septik şokta antimikrobiyal tedavinin tanıdan sonraki ilk 1 saat içinde başlanmasını önermektedir.
  19. B) Kültür sonuçlarına göre geniş spektrumlu ampirik tedaviyi, dar spektrumlu veya hedefe yönelik tedaviye indirgemek
    Açıklama:De-eskalasyon, direnç gelişimini önlemek için en önemli stratejilerden biridir. Ampirik olarak başlanan geniş spektrumlu tedavi, etken ve duyarlılık bilgisi geldiğinde mümkün olan en dar spektrumlu antibiyotiğe geçilerek daraltılır.
  20. C) Nöroleptik Malign Sendrom
    Açıklama:NMS, tipik olarak antipsikotik ilaç kullanımından sonra ortaya çıkan, ateş, kas rijiditesi, mental durum değişikliği ve otonomik disfonksiyon ile karakterize, hayatı tehdit eden bir hipertermi sendromudur.
  21. A) 1-2 saat
    Açıklama:Febril non-hemolitik transfüzyon reaksiyonu, transfüzyon sırasında veya transfüzyonu takip eden ilk 1-2 saat içinde ortaya çıkan en sık transfüzyon reaksiyonudur. Alıcının lökositlere veya plazma proteinlerine karşı oluşturduğu antikorlardan kaynaklanır. Hemoliz yoktur, bu nedenle hemoglobinüri veya bilirubin yükselmesi görülmez.
  22. B) Akut interstisyel nefrit (İlaç ilişkili)
    Açıklama:Akut interstisyel nefrit (AIN), özellikle antibiyotikler (beta-laktamlar, sulfonamidler), NSAİİ’ler ve proton pompa inhibitörleri gibi ilaçlara bağlı olarak gelişen bir böbrek hastalığıdır. Ateş, döküntü ve eozinofilüri (idrarda eozinofil görülmesi) klasik klinik triadını oluşturur. Eozinofilüri, AIN için oldukça spesifik bir bulgudur, ancak duyarlılığı düşüktür (tüm vakalarda görülmeyebilir).
  23. B) Ventilatör ilişkili pnömoni
    Açıklama:Yapılan çok merkezli çalışmalar, YBÜ’deki enfeksiyöz ateşlerin en sık nedeninin solunum yolu enfeksiyonları, özellikle de ventilatör ilişkili pnömoni (VİP) olduğunu göstermektedir. İnvaziv mekanik ventilasyon, anatomik bariyeri bozarak ve sekresyon birikimine neden olarak pnömoni riskini büyük ölçüde artırır. Bunu sırasıyla kateter ilişkili kan dolaşımı enfeksiyonları ve üriner sistem enfeksiyonları izler.
  24. C) Rhabdomyoliz
    Açıklama:Ateş, yaygın kas ağrıları ve koyu (çay rengi) idrar, rabdomyoliz için tipik bir klinik tablodur. Rabdomyoliz, iskelet kasının hızlı bir şekinde yıkımıdır ve kas travması, uzun süreli immobilizasyon, nöroleptik malign sendrom, aşırı egzersiz, ilaçlar veya enfeksiyonlar gibi nedenlerle ortaya çıkabilir. Yıkıma uğrayan kas hücrelerinden salınan miyoglobin idrarı koyulaştırır ve kreatin kinaz (CK) düzeyi çok yüksek değerlere ulaşır (genellikle >10.000 U/L). Miyoglobinin böbrek toksisitesi nedeniyle akut böbrek yetmezliği sık bir komplikasyondur.
  1. B) Asetaminofen kullanımı, ateşi düşürmüş ancak mortalite veya YBÜ’de kalış süresinde bir fark yaratmamıştır.
    Açıklama: HEAT çalışması (The Paracetamol for Fever in Critically Ill Patients with Suspected Infection), enfeksiyon şüphesi olan YBÜ hastalarında asetaminofen kullanımının sonuçlarını değerlendiren büyük bir randomize kontrollü çalışmadır. Çalışmanın temel bulgusu, asetaminofenin vücut sıcaklığını plaseboya göre anlamlı şekilde düşürmesine rağmen, 90 günlük mortalite, YBÜ’de kalış süresi veya vazopressör ihtiyacı gibi sonuçlar üzerinde herhangi bir fark yaratmamış olmasıdır. Bu bulgu, nörolojik olarak sağlam septik hastalarda ateşi agresif bir şekilde düşürmenin rutin olarak gerekli olmadığını göstermiştir.
  2. D) Ventilatör İlişkili Pnömoni (VİP)
    Açıklama: Mekanik ventilasyonun 48. saatinden sonra gelişen yeni ateş, pürülan sekresyon, lökositoz ve yeni/infiltrasyon VİP için klinik tanı kriterlerini oluşturur.
  1. C) Akalkülöz kolesistit
    Açıklama:Yoğun bakım hastalarında, özellikle TPN alanlarda, safra kesesi taşı olmaksızın akalkülöz kolesistit gelişebilir. USG’de duvar kalınlaşması, perikolesistik sıvı ve hassasiyet (sonografik Murphy bulgusu) tipiktir.
  2. B) Kateter İlişkili Kan Dolaşımı Enfeksiyonu (KİKDE)
    Açıklama:Aynı mikroorganizmanın kateter ve periferik kültürde üremesi ve kateterden alınan kültürün periferik kültürden ≥2 saat daha erken pozitifleşmesi, KİKDE için tanı koydurucudur.
  3. C) İlaç ateşi
    Açıklama:Beta-laktam grubu bir antibiyotik kullanımı sırasında, yaklaşık 1 hafta sonra ateş ve döküntü gelişmesi, hemodinaminin stabil olması ve diğer enfeksiyon odaklarının olmaması, ilaç ateşini düşündürür.
  4. B) Geniş spektrumlu ampirik antibiyotik tedavisi başlamak
    Açıklama:Nötropenik ateş, acil bir durumdur ve hızla sepsis gelişebilir. Kültürler alındıktan sonra gecikilmeden geniş spektrumlu ampirik antibiyotik başlanmalıdır.
  5. B) Santral Ateş (Diensefalik ateş)
    Açıklama:Santral sinir sistemi hasarı olan hastalarda (özellikle subaraknoid kanama, kafa travması), hipotalamik termoregülasyon merkezinin etkilenmesine bağlı olarak enfeksiyoz olmayan, inatçı bir ateş gelişebilir.
  6. B) Febril non-hemolitik transfüzyon reaksiyonu
    Açıklama:Transfüzyon sırasında veya hemen sonrasında gelişen ateş ve titreme en sık görülen transfüzyon reaksiyonudur. Alıcının lökositlere karşı oluşturduğu antikorlardan kaynaklanır, hemoliz yoktur.
  7. B) Enfektif endokardit
    Açıklama:Protez kapak, intravasküler kateter gibi risk faktörleri, ateş, üfürümde değişiklik, splenomegali ve birden fazla kan kültüründe aynı mikroorganizmanın üremesi (özellikle S. aureus) enfektif endokardit için major kriterleri oluşturur.
  8. B) İnfekte pankreatik nekroz
    Açıklama:Akut pankreatitte, özellikle nekrotizan formda, pankreatik/peripankreatik dokuların enfeksiyonu sık görülen ve ciddi bir komplikasyondur. Yeni ateş, lökositoz ve BT’de gaz görülmesi infekte nekrozu düşündürür.
  9. B) Nosokomiyal sinüzit
    Açıklama:Nazal tüpler (NG sonda, nazotrakeal tüp) sinüs ostiumlarını tıkayarak sinüzite neden olabilir. Burundan pü gelmesi ve normal akciğer grafisi bu tanıyı destekler.
  10. C) Derin ven trombozu – Venöz Doppler USG
    Açıklama:Cerrahi sonrası immobilizasyon DVT için majör risk faktörüdür. Tek taraflı bacak şişliği, kızarıklık ve ateş DVT’yi düşündürür. Tanı için ilk ve en uygun yöntem Venöz Doppler USG’dir.
  11. B) Sistemik ampirik antibiyotik başlamak ve yara bakımı
    Açıklama:Sistemik ateş ve pü akıntı, dekübit ülser enfeksiyonunun sistemik yayılımını (selülit, osteomiyelit, bakteriyemi) düşündürür. Sistemik antibiyotik ve agresif yara bakımı (debridman dahil) şarttır.
  12. B) Oral veya nazogastrik tüpten vankomisin
    Açıklama:Orta-ağır şiddetli  difficile enfeksiyonunda birinci basamak tedavi oral vankomisindir. İntravenöz metronidazol artık ilk seçenek değildir, ancak oral alımın mümkün olmadığı durumlarda düşünülebilir.
  13. C) Ateşin non-enfeksiyöz (atelektazi gibi) olma olasılığı yüksek olduğundan, klinik takip etmek
    Açıklama:Postoperatif ilk 24-48 saatteki düşük dereceli ateşin en sık nedeni non-enfeksiyözdür (atelektazi). Stabil hastada kapsamlı bir enfeksiyon araştırması yerine yakın takip uygundur.
  14. A) Tedaviyi sadece TMP-SMX’e değiştirmek (de-eskalasyon)
    Açıklama:Etken belli olduğunda ve duyarlılık dar spektrumlu bir antibiyotiği işaret ettiğinde, de-eskalasyon yapılmalıdır. Bu, direnç gelişimini önler ve yan etki riskini azaltır. Vankomisin Gram-negatif bir bakteri olan  coli‘ye etkisiz olduğu için kesilir.
  15. C) Ateşi düşürmenin mortalite üzerine kanıtlanmış bir faydası yoktur; hasta konforu veya spesifik endikasyonlar (kardiyak yetmezlik gibi) için kullanılabilir.
    Açıklama:HEAT çalışması, enfeksiyonu olan ancak nörolojik hasarı olmayan YBÜ hastalarında ateşi düşürmenin mortalite üzerine bir etkisi olmadığını göstermiştir. Tedavi, hasta konforu veya komorbid durumlara göre bireyselleştirilir.
  16. B) Protez eklem enfeksiyonu – Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG)
    Açıklama:Protez çevresindeki enfeksiyonun (selülitten derin enfeksiyonu ayırt etmek, kemik iliği ödemi, apse formasyonu göstermek için) en iyi yöntem MRG’dir.
  17. C) Romatoloji
    Açıklama:Nedeni bilinmeyen ateş (FUO) ayırıcı tanısında otoimmün/romatolojik hastalıklar (SLE, vaskülitler, Still hastalığı vb.) önemli bir yer tutar. Romatoloji konsültasyonu istenmelidir.
  18. C) Tümör Lizis Sendromu
    Açıklama:Kemoterapi sonrası tümör hücrelerinin hızlı yıkımına bağlı olarak hiperürisemi, hiperfosfatemi, hipokalsemi, hiperpotasemi ve akut böbrek yetmezliği ile giden, ateşin de eşlik edebildiği metabolik bir acildir.
  19. C) Serotonin Sendromu
    Açıklama:Serotonerjik ilaçların (SSRI + tramadol) birlikte kullanımı, mental durum değişikliği, otonomik disfonksiyon (ateş, taşikardi) ve nöromüsküler anormallikler (miyoklonus, hiperrefleksi) ile karakterize serotonin sendromuna neden olabilir.
  20. B) Tiroid Fırtınası
    Açıklama:Bilinen hipertiroidisi olan bir hastada, cerrahi, enfeksiyon, miyokard enfarktüsü gibi bir stresör, taşikardi, hipertermi, ajitasyon ve şok ile seyreden tiroid fırtınasını tetikleyebilir.
  21. B) SLE Alevlenmesi (Akut)
    Açıklama:Otoimmün bir hastalığı olan bir hastada, ateş ve diğer sistemik bulguların (döküntü, artralji) artması, altta yatan hastalığın alevlenmesini düşündürür.
  22. C) Maligniteye bağlı ateş (Lenfoma)
    Açıklama:Hodgkin lenfomada, birkaç gün süren ateş ataklarının, ateşsiz dönemlerle değiştiği “Pel-Ebstein” ateş paterni klasik olarak tanımlanmıştır. Diğer nedenler ekarte edildiğinde maligniteye bağlı ateş düşünülmelidir.
  23. B) Sistemik bakteriyel enfeksiyon olasılığının düşük olması
    Açıklama:Düşük PCT düzeyi (<0.5 ng/mL), sistemik bakteriyel enfeksiyon olasılığını düşürür ve antibiyotik kullanımını kısıtlamada güvenilir bir belirteçtir. Ancak lokalize enfeksiyonları (apseler) veya bazı Gram-pozitif/viral enfeksiyonları dışlayamaz.
  24. B) Tüm vücut PET/BT
    Açıklama:Nedeni bilinmeyen persistan ateşte, tüm vücutta metabolik olarak aktif (enflamatuvar/infeksiyöz/neoplastik) odakları göstermek için en hassas yöntem tüm vücut PET/BT’dir.

TEST II- Yoğun Bakım Hastalarında Ateş: Çoktan Seçmeli Test (50 Soru)

Sorular

  1. ACCCM ve IDSA’nın ortak görev gücüne göre, YBÜ hastalarında ateş tanımı için tek bir sıcaklık ölçümü en az kaç olmalıdır? A) ≥37.5∘C B) ≥38.0∘C C) ≥38.3∘C D) ≥39.5∘C E) ≥41.0∘C
  2. YBÜ’de hiperpiyreksi veya hipertermi olarak kabul edilen sıcaklık eşiği nedir? A) 101∘F (38.3∘C) üzeri B) 103∘F (39.5∘C) üzeri C) 105.8∘F (41∘C) üzeri D) 100.4∘F (38.0∘C) üzeri E) 40∘C (104∘F) üzeri
  3. YBÜ’deki ateş epizotlarının çoğunun etiyolojisi nedir? A) İlaç ateşi B) Enfeksiyonlar C) Postoperatif inflamasyon D) Santral sinir sistemi nedenleri E) Transfüzyon reaksiyonları
  4. YBÜ’de ateşin patofizyolojisinde hipotalamustaki termoregülatör ayar noktasını yükselten ana aracı (medyatör) nedir? A) İnterlökin-1 (IL-1) B) Tümör Nekroz Faktörü alfa (TNFα) C) Nitrik oksit D) Prostaglandin E2 (PGE2) E) Serotonin
  5. Hangi ölçüm yöntemi, YBÜ’de çekirdek vücut sıcaklığını ölçmek için altın standart olarak kabul edilir ancak yaygın olarak kullanılmaz? A) Rektal termometre B) Timpanik membran termometresi C) Pulmoner arter kateteri termistörü D) Aksiller termometre E) Oral termometre
  6. ACCCM ve IDSA, YBÜ’de ateşin ne zaman araştırılmasını önermektedir? A) Herhangi bir sıcaklık yükselmesinde B) Sadece 39.5∘C’nin üzerindeki sıcaklıklarda C) ≥101∘F sıcaklıkta D) 38.0∘C’den sonra 48 saat devam eden ateşte E) Nötrofil sayısı 500’ün altındaysa
  7. Aşağıdakilerden hangisi, YBÜ’de ateşin sık görülen enfeksiyöz nedenlerinden biri DEĞİLDİR? A) Ventilatörle ilişkili pnömoni (VİP) B) Katetere bağlı kan dolaşımı enfeksiyonları (CRBSI) C) Cerrahi alan enfeksiyonları D) Kateter ilişkili idrar yolu enfeksiyonları (CAUTI) E) Malign hipertermi
  8. Kritik hastalarda yüksek laktat seviyeleri tipik olarak hangi durumu gösterir? A) Hepatik yetmezlik B) Sepsis C) Adrenal yetmezlik D) İlaç ateşi E) Hipotermi
  9. 2016 Sepsis-3 uluslararası konsensus tanımına göre septik şok tanısının bir bileşeni olan laktat seviyesi kaçın üzerinde olmalıdır? A) > 1 mmol/litre B) > 2 mmol/litre C) > 5 mmol/litre D) > 10 mmol/litre E) > 0.5 mmol/litre
  10. Aşağıdaki biyobelirteçlerden hangisi, sepsisin şiddetinin daha iyi bir göstergesi olarak kabul edilir ve çoğunlukla bakteriyel enfeksiyonlarla ilişkilidir? A) CRP B) LDH C) Prokalsitonin D) Eritrosit sedimantasyon hızı (ESH) E) Ferritin
  11. Prokalsitonin (PCT) seviyeleri, enfeksiyon dışı hangi durumlarda yükselebilir? A) Travma B) Majör cerrahi C) Miyokard enfarktüsü D) Çoklu organ yetmezliği E) Hepsi
  12. Ameliyat sonrası dönemde ilk 48 saat içinde sıkça görülen ateşin en yaygın non-enfeksiyöz nedeni nedir? A) Aküloz kolesistit B) İlaç ateşi C) Cerrahiye karşı inflamatuar yanıt D) VAP E) C. difficile koliti
  13. İlaç ateşine en sık neden olan ilaç gruplarından biri aşağıdakilerden hangisidir? A) Beta-laktam antibiyotikler B) Statinler C) Oral kontraseptifler D) Non-steroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ) E) H2 blokerleri
  14. İlaç ateşinin tipik olarak ilacın başlanmasından ne kadar süre sonra ortaya çıkması beklenir? A) 24 saat içinde B) 3-5 gün içinde C) Yaklaşık 7 ila 10 gün D) 1 ay sonra E) 3 hafta sonra
  15. İlaç ateşi tanısı, genellikle hangi tanı kategorisine girer? A) Klinik tanı B) Radyolojik tanı C) Dışlama tanısı D) Mikrobiyolojik tanı E) Endokrin tanı
  16. Ateşi olan bir YBÜ hastasında hangi fizik muayene bulgusu enfektif endokardite dair ipucu verebilir? A) Vasküler erişim bölgesinde eritem B) Değişen kalp sesleri C) Yeni başlayan sinüzit D) Dekübit ülserleri E) Perianal enfeksiyon
  17. Hangi sıcaklık aralığındaki ateşin (varsayımsal olarak) çoğunlukla enfeksiyöz olduğu kabul edilir? A) 37.5∘C ve 38.2∘C arası B) 38.3∘C ve 38.8∘C arası C) 38.9∘C ve 41∘C arası D) >41.1∘C üzeri E) 37.0∘C ve 38.0∘C arası
  18. Hangi sıcaklık ölçüm yöntemleri YBÜ’de kullanılmamalıdır? A) Nazofaringeal ve rektal B) Özofageal ve mesane C) Rektal ve timpanik membran D) Aksiller, oral ve alın E) Pulmoner arter ve özofageal
  19. Nörolojik yaralanması (inme, SAK, TBI) olan hastalarda ateşin yönetimi hakkındaki en kesin bilgi nedir? A) Ateşin mortaliteyi azalttığı gösterilmiştir. B) Ateşin fonksiyonel sonuçları kötüleştirdiği ve mortaliteyi artırdığı gösterilmiştir. C) Ateşin prognoz üzerinde hiçbir etkisi yoktur. D) Sadece 40∘C üzerindeki ateş tedavi edilmelidir. E) Nörolojik hastalarda antipyretik kullanımına dair veri yetersizdir.
  20. Antibiyotik deeskalasyonunun temel amacı nedir? A) Antibiyotik maliyetini düşürmek. B) Tedavi süresini kısaltmak. C) Global düzeyde artan antibiyotik direnciyle mücadele etmek. D) Hastanede kalış süresini azaltmak. E) İntravenöz tedaviyi zorunlu kılmak.
  21. YBÜ’de ateşin değerlendirilmesinde laktat seviyesi >2 mmol/litre olduğunda ne düşünülmelidir? A) Bu durum her zaman septik şoku gösterir. B) Anaerobik metabolizmaya bağlı artmış laktat üretimine ve azalmış klerense işaret eder. C) Tirotoksikozun kesin kanıtıdır. D) Sadece nöropenik hastalarda önemlidir. E) Düşük oksijen tüketimini gösterir.
  22. Empirik antibiyotik tedavisine başlanmadan önce ne yapılmalıdır? A) Sadece bir bölgeden kan kültürü alınmalıdır. B) Antibiyotik duyarlılık testi beklenmelidir. C) Uygun kültürler gönderilmelidir. D) İntravenöz asetaminofen başlanmalıdır. E) Sadece PCT seviyesi 2 ng/ml üzerine çıkarsa kültür alınmalıdır.
  23. Hangi görüntüleme yöntemi, nöropenik hastalarda kemik iliği süpresyonu nedeniyle pnömoni tanısında duyarlılığının belirgin şekilde azaldığı bilinmektedir? A) Kontrastlı Abdominal BT B) Akciğer Grafisi (ACR) C) Yüksek Çözünürlüklü BT (HRCT) toraks D) Ultrason E) Paranasal Sinüs BT
  24. 41∘C’den yüksek çekirdek vücut sıcaklığının termoregülatör set noktasının üzerine yükseldiği ve farmakolojik tedaviye yanıt vermeyen durumlar genel olarak ne olarak adlandırılır? A) Hiperpiyreksi B) Hipotermi C) Febril konvülsiyon D) Hipertermi sendromları E) Ateş
  25. YBÜ’de ateş kontrolü için asetaminofen uygulaması tercih edildiğinde, hangi yol IV yola göre kan basıncında düşme riskinin daha az olması nedeniyle tercih edilir? A) Rektal B) İntramüsküler C) Enteral/Oral D) Subkutan E) Timpanik
  26. Bir cerrahi hastasında, ameliyattan 72-96 saat sonra ortaya çıkan ateş genellikle hangi etiyolojiyi düşündürür? A) Erken postoperatif inflamasyon (non-enfeksiyöz) B) İlaç ateşi C) Enfeksiyöz nedenler (örn., cerrahi yara enfeksiyonu) D) Malign hipertermi E) Atelektazi
  27. YBÜ hastalarında acalculous kolesistit (taşsız kolesistit) yaklaşık olarak hangi oranda görülür? A) %10 B) %50 C) %1.5 D) %0.1 E) %5
  28. Aküloz kolesistitin kesin tedavisi nedir? A) Ampirik antibiyotik tedavisi B) Perkütan drenaj C) ERCP ile stent yerleştirme D) Kolesistektomi E) IV asetaminofen
  29. Aşağıdakilerden hangisi YBÜ’ye özgü potansiyel enfeksiyon kaynakları arasında yer alan nozokomiyal sinüzit için predispozan bir faktördür? A) Total parenteral beslenme B) Santral venöz kateter C) Nazogastrik veya nazotrakeal tüpler D) İdrar kateterleri E) Düşük doz steroid kullanımı
  30. Ateşli diyarenin en yaygın nozokomiyal nedeni genellikle hangi organizmadır? A) E. coli B) Staphylococcus aureus C) Clostridioides difficile D) Pseudomonas aeruginosa E) Klebsiella pneumoniae
  31. Clostridioides difficile enfeksiyonuyla en sık ilişkilendirilen antibiyotik hangisidir? A) Vankomisin B) Metronidazol C) Klindamisin D) Kinolonlar E) Amoksisilin
  32. Antibiyotik yönetiminde Prokalsitonin kullanımı ile ilgili olarak hangi ifade doğrudur? A) Antibiyotik tedavisine başlamak için yeterli kanıt sunar. B) Yalnızca viral enfeksiyonları dışlamak için kullanılır. C) Gereksiz antibiyotik kullanımını azaltmak amacıyla antibiyotik yönetiminde kullanılabilir. D) Yalnızca CRP ile birlikte kullanıldığında anlamlıdır. E) Yalnızca non-septik hastalarda faydalıdır.
  33. YBÜ’de yeni başlayan ateş ortaya çıktığında GCS (Glasgow Koma Skalası) değerinde düşüş hangi hasta grubunda yaygın olarak görülür? A) Diyabetik ketoasidoz hastaları B) Postoperatif hastalar C) Travmatik beyin hasarı veya inme hastaları D) Böbrek yetmezliği hastaları E) Sepsis hastaları
  34. Ateşin rhabdomiyoliz ve akut böbrek hasarı gibi komplikasyonlara neden olabilmesi için sıcaklığın nasıl olması gerekir? A) Hafif ateş (38.0-38.5 C) B) Orta düzey ateş (38.5-39.5 C) C) Kalıcı yüksek ateşler D) Sadece hipotermi E) Sadece septik ateş
  35. Pulmoner arter kateteri dışında, YBÜ’de çekirdek vücut sıcaklığını ölçmek için tercih edilen invaziv/yarı invaziv yöntemler nelerdir? A) Timpanik membran ve aksiller B) Rektal ve oral C) Nazofaringeal, özofageal ve mesane termistörleri D) Yalnızca alın E) Sadece rektal
  36. İmmün sistemi baskılanmış veya nötropenik hastalarda enfeksiyonun klinik belirti ve semptomları neden yetersiz veya yok olabilir? A) Hipotalamik disregülasyon nedeniyle. B) Sitokin üretimindeki artış nedeniyle. C) Uygun ateş yanıtını monte edememeleri nedeniyle. D) Ekstrakorporeal tedaviler nedeniyle. E) Yüksek laktat seviyeleri nedeniyle.
  37. Ateşin patofizyolojisinde, sitokinlerin uyardığı, prostaglandin üretimine neden olan spesifik beyin bölgesi neresidir? A) Hipofiz bezi B) Amigdala C) Organum vasculosum of the lamina terminalis (OVLT) D) Talamus E) Pons
  38. Sepsisli kritik hastalarda antipiretik kullanımını inceleyen meta-analizler, mortaliteyi azaltma veya nozokomiyal enfeksiyon edinme oranlarında fark yaratma konusunda ne gibi sonuçlar göstermiştir? A) Mortaliteyi belirgin ölçüde azaltmıştır. B) Mortaliteyi artırmıştır. C) Mortaliteyi azaltmamış veya nozokomiyal enfeksiyon edinme oranlarında fark göstermemiştir. D) Sadece 40∘C üzerindeki ateşte fayda sağlamıştır. E) Sadece nörolojik hastalarda faydalı olmuştur.
  39. Hangi enfeksiyonun tanısında, geleneksel testler negatifse, psödomembran oluşumunu doğrulamak için nadiren de olsa kolonoskopi gerekebilir? A) VAP B) CRBSI C) Aküloz kolesistit D) Clostridioides difficile koliti E) CAUTI
  40. Yoğun Bakım Ünitesi’nde (YBÜ) uygulanan hangi tedavi yöntemleri ateşli yanıtı maskeleyebilir veya değiştirebilir? A) Nazogastrik tüp uygulaması B) Sürekli renal replasman tedavisi (CRRT) C) Paranteral beslenme D) Yüksek doz vitamin C E) Erken mobilizasyon
  41. Kritik hastada antibiyotik direncinin artmasıyla mücadele etmede hangi yönetim stratejisi beklenir? A) Geniş spektrumlu antibiyotiklerin uzun süreli kullanımı. B) Ampirik tedavinin kültür sonuçlarına bakılmaksızın devamı. C) Antibiyotik deeskalasyonu (dar spektruma geçiş). D) Parenteral asetaminofen kullanımı. E) Kültür alımının geciktirilmesi.
  42. YBÜ’de non-septik hastalarda 39.5∘C üzerindeki sıcaklığın hangi sonuçla ilişkili olduğu bildirilmiştir? A) Azalmış 28 günlük mortalite B) Artmış 28 günlük mortalite C) Kısa hastanede kalış süresi D) Azalmış oksijen tüketimi E) İmmün sistem aktivasyonu
  43. Ateşin, enfekte konakta hangi mekanizma yoluyla koruyucu bir etkiye sahip olduğu düşünülmektedir? A) Metabolizmayı artırarak B) Sitokin sentezini artırarak ve nötrofilleri aktive ederek C) Kalp debisini azaltarak D) Laktat seviyelerini düşürerek E) Antibiyotik etkinliğini düşürerek
  44. Ateş nedeniyle oluşan, kalp debisinde artış, oksijen tüketiminde artış ve karbondioksit üretiminde artış hangi kategoride değerlendirilir? A) Koruyucu etkiler B) Patofizyolojik mekanizmalar C) Deleterli etkiler (komplikasyonlar) D) Tanısal ipuçları E) Epidemiyolojik bulgular
  45. Nötropenik veya immün sistemi baskılanmış hastalarda enfeksiyonun ince bir işareti olabilecek deri bulgularından biri nedir? A) Selülit B) Eritema multiforme C) Bası ülseri (enfeksiyon yoksa) D) Yaygın ürtiker E) Psoriasis
  46. Kaynak kontrolü (Source Control) stratejisi kapsamında aşağıdakilerden hangisi derhal yapılmalıdır? A) Ampirik antibiyotiklere başlamak B) Prokalsitonin seviyesini beklemek C) İntravasküler cihazların ve idrar kateterlerinin çıkarılması D) IV asetaminofen tedavisine başlamak E) CT taraması yapmak
  47. Sinüzit değerlendirmesi hangi hasta grubunda, başka bilinen bir enfeksiyon kaynağı olmaksızın, klinik şüphenin yüksek olması gerektiği vurgulanmıştır? A) Yaşlı hastalar B) Postoperatif hastalar C) Nötropenik ve non-nötropenik hastalar D) Kardiyak hastalar E) Nörolojik hasarlı hastalar
  48. YBÜ’de yatan bir hastada yeni bir ateş başladığında, aile/veli ne konuda bilgilendirilmelidir? A) Gereken bir dizi araştırma ve değerlendirme. B) Uzamış YBÜ kalışı ve potansiyel morbidite/mortalite. C) İkincil sepsisin potansiyel komplikasyonları. D) Tüm bu maddeler. E) Sadece antibiyotik direnci riski.
  49. YBÜ’deki tüm hastalarda ateşin tedavisi gerektiği kesin olarak kanıtlanmış mıdır? A) Evet, tüm çalışmalarda ateşin mortaliteyi artırdığı gösterilmiştir. B) Hayır, kanıtlar sonuçsuz ve çelişkilidir, ancak nörolojik hasarda tedavi kesindir. C) Sadece enfeksiyon varsa tedavi edilmelidir. D) Sadece 38.3∘C’nin altındaki ateş tedavi edilmelidir. E) Sadece asetaminofen kullanılarak tedavi edilmelidir.
  50. Aşağıdaki durumlardan hangisi hipertermi sendromudur ve farmakolojik tedaviye (antipiretik) yanıt vermez? A) Ventilasyon ilişkili pnömoni B) İlaç ateşi C) Malign hipertermi D) Aküloz kolesistit E) Katetere bağlı kan dolaşımı enfeksiyonu

——————————————————————————–

Cevap Anahtarı ve Detaylı Açıklamalar

Soru No Cevap Açıklama Kaynak(lar)
1 C YBÜ’de ateş, ACCCM ve IDSA’ya göre tek bir sıcaklık ölçümünde ≥101∘F (≥38.3∘C) olarak tanımlanır.
2 C Hiperpiyreksi veya hipertermi, 105.8∘F (41∘C) üzerindeki sıcaklıktır.
3 B YBÜ’deki ateş epizotlarının çoğu enfeksiyonlardan kaynaklanır. Çok merkezli bir çalışmada kritik hastaların %63’ünde ateşin sepsisten kaynaklandığı bulunmuştur.
4 D Sitokinler (IL1, IL6, TNFα), organum vasculosum of the lamina terminalis‘teki reseptörleri uyarır, bu da prostaglandin (başlıca PGE2) üretimine yol açarak hipotalamik termoregülatör set noktasını yükseltir.
5 C Pulmoner arter kateterinin termistörü çekirdek vücut sıcaklığı ölçümünde altın standart olarak kabul edilir, ancak invazivliği nedeniyle yaygın kullanılmaz.
6 C ACCCM ve IDSA, YBÜ’de ateşin yalnızca ≥101∘F ise (38.3 C) araştırılmasını önermektedir.
7 E Malign hipertermi, hipertermi sendromlarından biridir ve non-enfeksiyöz bir nedendir. Diğerleri sık görülen enfeksiyöz nedenlerdir.
8 B Yüksek laktat seviyeleri genellikle sepsis ile ilişkilidir, anaerobik metabolizma ve azalmış klerens nedeniyle oluşur.
9 B 2016 Sepsis-3 tanımına göre septik şokun bir bileşeni, >2 mmol/litre laktat seviyesidir.
10 C Prokalsitonin, sepsisin şiddetinin daha iyi bir göstergesi olup, özellikle bakteriyel enfeksiyonlarla korelasyon gösterir.
11 E Prokalsitonin seviyeleri travma, majör cerrahi, çoklu organ yetmezliği (enfeksiyon yokluğunda bile) ve miyokard enfarktüsü gibi non-enfektif etiyolojilerde de yükselebilir.
12 C Erken postoperatif ateş (ilk 48 saat), genellikle cerrahiye karşı inflamatuar yanıttan kaynaklanan non-enfeksiyöz bir durumdur ve değerlendirme gerektirmez.
13 A İlaç ateşine en sık neden olan yaygın ilaçlar beta-laktamlar, fenitoin, kinidin, diüretikler ve heparindir.
14 C İlacın başlatılması ile ateşin ortaya çıkması arasındaki yaklaşık süre 7 ila 10 gün civarındadır.
15 C İlaç ateşi neredeyse her zaman bir dışlama tanısıdır.
16 B Kalp sesleri, infektif endokardit ipucu için dikkatle oskülte edilmelidir.
17 C Varsayımlara dayanarak, 38.9∘C (102∘F) ile 41∘C arasındaki ateşlerin çoğunlukla enfeksiyöz olduğu kabul edilir.
18 D Aksiller, oral ve alın ölçümleri YBÜ’de kullanılmamalıdır.
19 B Nörolojik yaralanmalarda (inme, TBI), ateşin nedeni ne olursa olsun, fonksiyonel sonucu kötüleştirdiği ve mortaliteyi artırdığı açıkça kanıtlanmıştır.
20 C Deeskalasyon, kültür raporuna göre dar spektrumlu antibiyotiğe geçmeyi içerir ve küresel antibiyotik direncini azaltmak için önemlidir.
21 B Yüksek laktat seviyesi (> 2 mmol/litre), anaerobik metabolizma ve azalmış klerens nedeniyle oluşur ve sepsis göstergesidir.
22 C Uygun kültürler gönderildikten sonra şüpheli enfeksiyonu olan hastalarda ampirik antibiyotik tedavisine başlanmalıdır. Kan kültürleri her zaman antibiyotik başlanmadan önce alınmalıdır.
23 B Nötropenik hastalarda kemik iliği süpresyonu nedeniyle akciğer grafisinin (ACR) duyarlılığı önemli ölçüde azalır (örneğin %50’ye kadar anormal HRCT’ye rağmen normal ACR).
24 D Hipertermi sendromları, vücut sıcaklığının 41∘C’den yüksek olduğu ve termoregülatör set noktasının üzerine çıktığı durumlardır. Farmakolojik tedaviye yanıt vermezler.
25 C Enteral/oral asetaminofen biyoyararlanımı mükemmeldir ve IV preparatlara göre daha az sistolik kan basıncında düşüş (hipotansiyon) insidansı rapor edilmiştir.
26 C Ameliyattan 72-96 saat sonraki ateş genellikle enfeksiyöz kabul edilir ve ileri değerlendirme gerektirir.
27 C Aküloz kolesistit, kritik hastaların yaklaşık %1.5’inde görülür.
28 D Kolesistektomi, aküloz kolesistitin kesin tedavisidir. Stabil olmayan hastalarda perkütan drenaj veya ERCP yapılabilir.
29 C Nazogastrik veya nazotrakeal tüpler, nozokomiyal sinüzit için predispozan faktörlerdir.
30 C Ateşli diyarenin en yaygın nedeni, özellikle antibiyotik tedavisi görmüş hastalarda Clostridioides difficile enfeksiyonudur.
31 C Clostridioides difficile enfeksiyonuyla en sık ilişkilendirilen antibiyotik klindamisindir.
32 C Prokalsitonin, YBÜ’de gereksiz antibiyotik kullanımını azaltmak için antibiyotik yönetiminde (stewardship) kullanılabilir, ancak tedaviyi başlatmak için yeterli kanıt yoktur.
33 C Travmatik beyin hasarı veya inme hastalarında yeni bir ateş başladığında GCS’de düşüş yaygın olarak görülür.
34 C Kalıcı yüksek ateşler rhabdomiyoliz ve akut böbrek hasarına neden olabilir.
35 C Pulmoner arter kateteri dışında tercih edilen yöntemler nazofaringeal, özofageal ve mesane termistörleridir.
36 C İmmün yetmezlikli veya nötropenik hastalar, uygun ateş yanıtını monte edemedikleri için klinik belirti ve semptomları yetersiz veya yok olabilir.
37 C Sitokinler, organum vasculosum of the lamina terminalis‘teki (OVLT) reseptörleri uyararak prostaglandin üretimine yol açar.
38 C Meta-analizler, antipiretiklerin sepsisi olan kritik hastalarda mortaliteyi azaltmadığını veya nozokomiyal enfeksiyon oranlarında fark göstermediğini bulmuştur.
39 D Kolonoskopi, geleneksel testlerin negatif olduğu güçlü C. difficile koliti şüphesi varsa psödomembran oluşumunu doğrulamak için nadiren gerekebilir.
40 B Sürekli renal replasman tedavisi veya ekstrakorporeal membran oksijenasyonu dahil ekstrakorporeal tedaviler, ateşli yanıtı maskeleyebilir veya değiştirebilir.
41 C Deeskalasyon (IV’den oral’e geçiş, dar spektrumluya geçiş, durdurma), küresel antibiyotik direncinin artmasıyla mücadele etmek için beklenen bir stratejidir.
42 B 2012’de yayınlanan FACE çalışması, 39.5∘C üzerindeki sıcaklığın non-septik hastalarda artmış 28 günlük mortalite ile ilişkili olduğunu bildirmiştir.
43 B Ateşin, bakteriyel büyümeyi azaltarak, sitokin sentezini artırarak ve nötrofil, makrofaj ve T hücrelerini aktive ederek konakçıya koruyucu bir etki sağladığı söylenmektedir.
44 C Ateşin zararlı etkileri arasında kalp debisinde artış, oksijen tüketiminde artış ve karbondioksit üretiminde artış bulunur.
45 B Eritema multiforme ve ektima gangrenozum gibi deri bulguları, nötropenik veya immün sistemi baskılanmış hastalarda enfeksiyöz etiyolojinin ince işaretleri olabilir.
46 C Enfeksiyonun kaynağı derhal belirlenmeli ve kaynak kontrolü (intravasküler cihazların, kateterlerin çıkarılması, apse drenajı) hemen uygulanmalıdır.
47 C Sinüzit değerlendirmesi, özellikle nötropenik hastalarda ve başka bilinen enfeksiyon kaynağı olmayan non-nötropenik hastalarda önemlidir ve yüksek klinik şüphe gerektirir.
48 D Hastanın ailesi/velisi, yeni bir ateş başladığında gereken araştırma yelpazesi, potansiyel morbidite (uzamış YBÜ kalışı) ve ikincil sepsisin mortalitesi hakkında bilgilendirilmelidir.
49 B YBÜ’deki tüm hastalarda ateşin tedavi edilip edilmeyeceği konusunda mevcut çalışmalar sonuçsuz ve çelişkilidir. Ancak nörolojik yaralanmalarda ateşin kontrolü kesinlikle önemlidir.
50 C Hipertermi sendromları (malign hipertermi, nöroleptik malign sendrom, serotonin sendromu) termoregülatör set noktasının üzerindeki sıcaklıklardır ve farmakolojik tedaviye yanıt vermezler.



DİYABETİK AYAK

Diyabetik Ayak Nedir?

Diyabetik ayak, diyabetes mellitusun kronik komplikasyonlarından biri olup, periferik nöropati, iskemi ve enfeksiyon üçlüsüne bağlı gelişen yara, ülser veya doku hasarıdır. Tedavi edilmezse ampütasyon ile sonuçlanabilir.

ABD’de yaklaşık 29 milyon diyabet hastası bulunmaktadır ve 65 yaş üstü bireylerin %25’inde diyabet görülür. Diyabetik nöropatilerin %75’i distal simetrik polinöropati (DSP) ile karakterizedir. Periferik nöropati gelişen hastalarda ülser oluşma riski yıllık %7’nin üzerine çıkar. Diyabetik ayak ülseri olan hastalarda 3 yıllık mortalite %13’ten %28’e yükselir.

Osteomiyelit, ülserlerin %15’inde görülür ve bu vakaların %15’i ampütasyon gerektirir. Diyabetik ayak ülserleri, ampütasyonların %60’ının temel nedenidir. Ampütasyon sonrası 5 yıllık mortalite oranı %60’a ulaşır.

Diyabetik Ayak Etiyoloji

Diyabetik ayak gelişiminde rol oynayan faktörler:

  • Nöropati: Duyu kaybı, otonom disfonksiyon (terleme azalması, kuru cilt).
  • İskemi: Periferik arter hastalığı (PAD) ve mikroanjiyopati.
  • Enfeksiyon: Staphylococcus aureus, Pseudomonas aeruginosa, anaeroblar.
  • Biomekanik Stres: Ayak deformiteleri (çekiç parmak, Charcot artropatisi), uygunsuz ayakkabı.

Diyabetik Ayak Epidemiyoloji ve İstatistikler

  • Diyabetik hastaların %15-25’inde ayak ülseri gelişir.
  • Ülserlerin %60’ı enfekte olur; osteomiyelit riski %20.
  • Diyabetik ayak, travma dışı ampütasyonların %85’inden sorumludur.
  • Ampütasyon sonrası 5 yıllık mortalite %50-60.

Diyabetik Ayak Patofizyoloji

  • Nöropati: Ağrı hissi azalır → travma fark edilmez.
  • İskemi: Dokuda hipoksi → yara iyileşmesi bozulur.
  • Enfeksiyon: Glikoz zengin ortam → bakteri üremesi kolaylaşır.
  • Enflamasyon: Artmış sitokinler → doku hasarı.

Klinik Bulgular:

  • Ağrısız yaralar (nöropatik), şişlik, kızarıklık, pürülan akıntı.
  • Gangren, kemik çıkıntıları (Charcot ayak).

Diyabetik Ayak Sınıflandırmalar:

  • Wagner Sınıflaması:
    • Evre 0: Risk faktörleri var, ülser yok.
    • Evre 1: Yüzeysel ülser.
    • Evre 2: Derin ülser (tendon/kemik tutulumu yok).
    • Evre 3: Derin ülser + osteomiyelit/apse.
    • Evre 4: Gangren (parmak veya ön ayak).
    • Evre 5: Tüm ayak gangreni.

  • Texas Sınıflaması: Enfeksiyon ve iskemi derecesine göre evreleme.Diyabetik Ayak Texas SınıflamasıDiyabetik ayak ülserlerinin derecelendirilmesinde kullanılan Texas Sınıflaması, ülserin derinliğini, enfeksiyon varlığını ve iskemi derecesini dikkate alarak tedavi stratejilerini belirlemeye yardımcı olur. Wagner sınıflamasından daha kapsamlıdır ve klinik pratikte yaygın olarak kullanılır.Texas Sınıflaması: 3 Eksenli Sistem
    Evre Derinlik Enfeksiyon İskemi
    0 Pre-ülseratif lezyon Enfeksiyon yok İskemi yok
    1 Yüzeysel ülser Enfeksiyon yok İskemi yok
    2 Tendon/kapsüle kadar Enfeksiyon var İskemi yok
    3 Kemik/ekleme kadar Enfeksiyon + iskemi var İskemi var
    1. Derinlik Evreleri (Grade)
    • Grade 0: Kallus, deformite var ancak ülser yok.
    • Grade 1: Yüzeysel ülser (epidermis/dermis).
    • Grade 2: Derin ülser (tendon, kapsül, fasya tutulumu).
    • Grade 3: Kemik/eklem tutulumu veya abse.
    1. Enfeksiyon Durumu (Stage)
    • A: Enfeksiyon yok.
    • B: Enfeksiyon var (selülit, pürülan akıntı).
    • C: İskemi + enfeksiyon.
    • D: İskemi + gangren.
    1. İskemi Varlığı (Ischemia)  (
    • 0: Nabızlar normal, ABI >0.9.
    • 1: Asemptomatik iskemi (ABI <0.9).
    • 2: Kritik iskemi (ABI <0.5, dinlenme ağrısı).
    • 3: Gangren.

    Örnek Texas Sınıflaması Kullanımı

    • “Grade 2, Stage B, Ischemia 1”:
      • Derin ülser (tendona kadar), enfeksiyon var, hafif iskemi.
    • “Grade 3, Stage D, Ischemia 3”:
      • Kemik tutulumu + gangren + kritik iskemi → Acil cerrahi gerektirir.

    Texas vs. Wagner Sınıflaması Farkı

    Özellik Texas Sınıflaması Wagner Sınıflaması
    Kapsam Derinlik + enfeksiyon + iskemi Sadece derinlik ve doku hasarı
    Klinik Kullanım Tedavi planlamada daha detaylı Basit ve hızlı sınıflama
    İskemi Ayrıntılı değerlendirme (ABI, gangren) Dikkate almaz

    Texas Sınıflamasının Avantajları

    1. Tedaviye Yön Verir:
      • Grade 3 + Stage C/D → Revaskülarizasyon veya ampütasyon gerekebilir.
    2. Prognozu Belirler:
      • İskemi varlığı (Ischemia 2-3) kötü prognoz göstergesidir.
    3. Standartize Raporlama:
      • Multidisipliner ekip iletişimini kolaylaştırır.

    Tablo: Texas Sınıflamasına Göre Tedavi Yaklaşımı

    Texas Evresi Tedavi
    Grade 1, Stage A Yara bakımı, offloading, glisemik kontrol.
    Grade 2, Stage B Antibiyotik + debridman + enfeksiyon kontrolü.
    Grade 3, Stage C/D Acil revaskülarizasyon, cerrahi debridman, HBOT. (Hiperbarik oksijen tedavisi)

    Sonuç:
    Texas sınıflaması, diyabetik ayak ülserlerinin derinliğini, enfeksiyon şiddetini ve perfüzyon durumunu entegre ederek klinisyene kapsamlı bir rehber sunar. Özellikle iskemik ülserlerde cerrahi kararı vermek için kritik öneme sahiptir.

Diyabetik Ayak Klinik Değerlendirme

  • Fizik Muayene: Monofilament test (nöropati), nabız kontrolü.
    • Periferik nabızlar, duyu muayenesi ve ülser derinliği değerlendirilmelidir.
  • Laboratuvar: CRP, ESR, HbA1c, kültür.
    • CRP >10 mg/L ve ESR >40 mm/saat osteomiyelit lehinedir.
    • Hemoglobin A1C (kötü glisemik kontrol göstergesi).
  • Görüntüleme:
    • MRI: Osteomiyelit tanısında altın standart.
    • Direkt Radyografi: Osteomiyelit bulguları 4-6 hafta sonra ortaya çıkar.
    • MRI: Erken kemik iliği ödemi ve yumuşak doku tutulumunu gösterir (altın standart).
    • BT: Derin apse veya gaz varlığını değerlendirmede kullanılır.
    • Anjiyografi: İskemi değerlendirmesi.
  • Transkütanöz Oksijen Ölçümü (TCOM): <40 mmHg → kötü prognoz.
    • <40 mmHg olması yara iyileşmesini engeller.
    • Hiperbarik oksijen tedavisi (HBOT) için TCOM >200 mmHg öngörücüdür.e

Diyabetik Ayak Tedavi Planı

Medikal Tedavi:

  • Antibiyotikler: Osteomiyelitte 6 hafta IV tedavi (örn. seftazidim + metronidazol).
  • Glisemik Kontrol: HbA1c <7% hedeflenir.

Cerrahi Tedavi:

  • Debridman, ampütasyon, revaskülarizasyon (bypass).

Hiperbarik Oksijen Tedavisi (HBOT) Endikasyonları:

  • Wagner Evre 3-5 ülserler.
  • TCOM <40 mmHg olanlar.
  • Enfekte yarada doku oksijenasyonunu artırmak için.

Osteomyelit Değerlendirmesi

  • Probe-to-Bone Testi: Pozitif ise osteomiyelit şüphesi. ( prob kemiğe kadar gidiyorsa +)
  • MRI Bulguları: Kemik iliği ödemi, kortikal destrüksiyon.
  • Kemik Biyopsisi: Kesin tanı için gereklidir.

Diyabetik Ayak Ayırıcı Tanı

  • Venöz staz ülserleri,
  • Bası yaraları,
  • Nöropatik olmayan ülserler (vaskülit, travma).

Prognozu Belirleyen Faktörler

  • Kötü Prognoz Göstergeleri:
    • İleri yaş, böbrek yetmezliği, PAD, MRSA enfeksiyonu.
  • İyi Prognoz Göstergeleri:
    • Erken tedavi, iyi glisemik kontrol, revaskülarizasyon.

Diyabetik Ayak Komplikasyonlar

  • Akut: Selülit, nekrotizan fasiit, sepsis.
  • Kronik: Osteomiyelit, Charcot artropatisi, ampütasyon.

Özet Tablo: Diyabetik Ayak Yönetimi

Aşama Uygulama
Önleme Ayak bakımı, uygun ayakkabı, düzenli muayene.
Erken Tanı Monofilament test, TCOM, MRI.
Tedavi Antibiyotikler, debridman, HBOT, revaskülarizasyon.
Rehabilitasyon Protez kullanımı, fizyoterapi.

Sonuç: Diyabetik ayak, multidisipliner yaklaşım gerektiren ciddi bir komplikasyondur. Erken tanı ve agresif tedavi ile ampütasyon riski azaltılabilir.

Diyabetik Ayak 30 Çoktan Seçmeli Test Sorusu

1. Diyabetik ayak enfeksiyonlarında osteomiyelit tanısı için en duyarlı görüntüleme yöntemi hangisidir?

A) Direkt radyografi
B) Ultrasonografi
C) Manyetik rezonans görüntüleme (MRI)
D) Kemik sintigrafisi

2. Hiperbarik oksijen tedavisinin (HBOT) endike olduğu Wagner evresi hangisidir?

A) Evre 1
B) Evre 2
C) Evre 3
D) Evre 4

3. Aşağıdakilerden hangisi diyabetik ayak ülserlerinin patofizyolojisinde rol oynamaz?

A) Nöropati
B) İskemi
C) Hipertansiyon
D) Enfeksiyon

4. TCOM kaç mmHg’nin altında olduğunda yara iyileşmesi zorlaşır?

A) 20
B) 30
C) 40
D) 50

5. Diyabetik ayak osteomiyelitinde antibiyotik tedavi süresi ne kadardır?

A) 1-2 hafta
B) 2-4 hafta
C) En az 6 hafta
D) 3 ay

6. Aşağıdakilerden hangisi diyabetik ayak enfeksiyonlarında sık görülen bir patojen değildir?

A) Staphylococcus aureus
B) Pseudomonas aeruginosa
C) Escherichia coli
D) Mycobacterium tuberculosis

7. Total kontakt alçı (TCC) hangi bölgedeki ülserlerde etkilidir?

A) Topuk
B) Ayak bileği
C) Ön ayak
D) Parmaklar

8. Aşağıdakilerden hangisi cerrahi debridman endikasyonu değildir?

A) Nekrotik doku
B) Yüzeysel selülit
C) Derin apse
D) Osteomiyelit

9. Kallus debridmanı basıncı ne kadar azaltır?

A) %10
B) %26
C) %50
D) %75

10. Aşağıdakilerden hangisi diyabetik ayak komplikasyonlarından biri değildir?

A) Sepsis
B) Gangren
C) Hipertansiyon
D) Ampütasyon

11. Diyabetik ayak ülserlerinde en sık görülen bakteri nedir?

A) Streptococcus pyogenes
B) Staphylococcus aureus
C) Klebsiella pneumoniae
D) Clostridium difficile

12. Wagner sınıflandırmasına göre derin ülser + osteomiyelit hangi evrededir?

A) Evre 2
B) Evre 3
C) Evre 4
D) Evre 5

13. Aşağıdakilerden hangisi diyabetik ayakta nöropatik ağrının özelliğidir?

A) Yanıcı, batıcı ağrı
B) Nabızla senkron ağrı
C) Hareketle artan ağrı
D) Palpasyonla hassasiyet

14. Diyabetik ayak ülserlerinde debridmanın amacı nedir?

A) Biofilm oluşumunu artırmak
B) Nekrotik dokuyu temizlemek
C) Kan akımını azaltmak
D) Enfeksiyon riskini artırmak

15. Aşil tendon uzatması hangi durumda önerilir?

A) Topuk ülseri
B) Ön ayak basınç artışı
C) Ayak bileği kırığı
D) Parmak deformitesi

16. Diyabetik ayakta MRSA enfeksiyonu hangi sonucu kötüleştirir?

A) Ülser iyileşmesi
B) Ampütasyon riski
C) Glisemik kontrol
D) Hipertansiyon

17. Diyabetik ayakta gangren gelişiminde en önemli faktör nedir?

A) Hiperglisemi
B) İskemi
C) Obezite
D) Hipertansiyon

18. Osteomiyelit tanısında altın standart yöntem nedir?

A) Direkt grafi
B) Kemik biyopsisi
C) Ultrason
D) Anjiyografi

19. Diyabetik ayakta yara iyileşmesini hızlandıran faktör nedir?

A) Sigara kullanımı
B) İyi glisemik kontrol
C) Hareketsizlik
D) Yüksek kolesterol

20. Diyabetik ayakta en sık ampütasyon seviyesi nedir?

A) Diz üstü
B) Diz altı
C) Ayak bileği
D) Transmetatarsal

21. Aşağıdakilerden hangisi diyabetik ayakta enfeksiyon bulgusudur?

A) Ülser çevresinde eritem
B) Soğuk ayak
C) Nabızların palpe edilememesi
D) Kuru cilt

22. Diyabetik ayakta Charcot artropatisinin radyolojik bulgusu nedir?

A) Eklem aralığında daralma
B) Kemik fragmantasyonu
C) Yumuşak doku kalsifikasyonu
D) Osteofit

23. Diyabetik ayakta periferik arter hastalığı tanısında kullanılan test hangisidir?

A) ABI (Ankle-Brachial Index)
B) EEG
C) EMG
D) EKG

24. Diyabetik ayak ülserlerinde negatif basınçlı yara tedavisinin (NPWT) amacı nedir?

A) Enfeksiyonu yaymak
B) Granülasyon dokusunu artırmak
C) Nekrotik dokuyu bırakmak
D) Kan akımını azaltmak

25. Diyabetik ayakta ampütasyon sonrası 5 yıllık mortalite oranı nedir?

A) %20
B) %40
C) %60
D) %80

26. Aşağıdakilerden hangisi diyabetik ayakta nöropatik ülserin özelliğidir?

A) Ağrılı olması
B) Ayak tabanında lokalize olması
C) Nabızların zayıf olması
D) Soğuk ve soluk olması

27. Diyabetik ayakta HBOT kaç ATA basınçta uygulanır?

A) 1.0
B) 1.5
C) 2.4
D) 3.0

28. Diyabetik ayakta en sık görülen deformite hangisidir?

A) Düz taban
B) Çekiç parmak
C) Hallux valgus
D) Pes kavus

29. Diyabetik ayakta yara kültürü nasıl alınmalıdır?

A) Yüzeyel sürüntü
B) Derin doku biyopsisi
C) Kan kültürü
D) İdrar kültürü

30. Diyabetik ayakta interprofesyonel ekip yaklaşımında hangisi yer almaz?

A) Podiatrist
B) Kardiyolog
C) Damar cerrahı
D) Enfeksiyon hastalıkları uzmanı


Cevap Anahtarı

  1. C

  2. C

  3. C

  4. C

  5. C

  6. D

  7. C

  8. B

  9. B

  10. C

  11. B

  12. B

  13. A

  14. B

  15. B

  16. B

  17. B

  18. B

  19. B

  20. B

  21. A

  22. B

  23. A

  24. B

  25. C

  26. B

  27. C

  28. B

  29. B

  30. B

EXTRA Diyabetik Ayak Çoktan Seçmeli Test Soruları (20 Soru)


1. Diyabetik ayak ülserlerinin en sık nedeni nedir?

A) Hipertansiyon
B) Periferik nöropati
C) Romatoid artrit
D) Hipertiroidi

2. Texas sınıflamasında “Grade 3” neyi ifade eder?

A) Yüzeysel ülser
B) Tendon/kapsül tutulumu
C) Kemik veya eklem tutulumu
D) Gangren

3. ABI (Ankle-Brachial Index) değeri hangi durumda kritik iskemi lehinedir?

A) 1.0-1.4
B) 0.9-0.99
C) 0.4-0.9
D) <0.4

4. Diyabetik ayakta osteomiyelit tanısı için altın standart görüntüleme yöntemi hangisidir?

A) Direkt grafi
B) Ultrason
C) MRI
D) BT

5. Wagner sınıflamasına göre “Evre 3” hangisini tanımlar?

A) Derin ülser + osteomiyelit
B) Yüzeysel ülser
C) Gangren
D) Pre-ülseratif lezyon

6. ABI ölçümünde yalancı yüksek değer hangi durumda görülür?

A) Damar kalsifikasyonu
B) Hiperglisemi
C) Anemi
D) Hipertansiyon

7. Diyabetik ayakta hiperbarik oksijen tedavisi (HBOT) hangi Wagner evresinde endikedir?

A) Evre 1
B) Evre 2
C) Evre 3
D) Evre 0

8. Texas sınıflamasında “Stage B” neyi gösterir?

A) Enfeksiyon yok
B) Enfeksiyon var
C) İskemi var
D) Gangren var

9. Diyabetik ayakta transkütanöz oksijen ölçümü (TCOM) kaç mmHg altında yara iyileşmesi zordur?

A) 20
B) 30
C) 40
D) 50

10. Aşağıdakilerden hangisi diyabetik ayakta cerrahi debridman endikasyonlarından değildir?

A) Nekrotik doku
B) Derin apse
C) Yüzeysel selülit
D) Osteomiyelit

11. Diyabetik ayakta en sık görülen bakteri nedir?

A) Escherichia coli
B) Staphylococcus aureus
C) Mycobacterium tuberculosis
D) Clostridium difficile

12. Charcot artropatisinin radyolojik bulgusu nedir?

A) Eklem aralığında daralma
B) Kemik fragmantasyonu
C) Yumuşak doku kalsifikasyonu
D) Osteofit

13. Diyabetik ayakta “probe-to-bone testi” pozitifliği neyi düşündürür?

A) Selülit
B) Osteomiyelit
C) Venöz yetmezlik
D) Nöropati

14. Diyabetik ayakta ampütasyon sonrası 5 yıllık mortalite oranı nedir?

A) %20
B) %40
C) %60
D) %80

15. Texas sınıflamasında “Ischemia 2” neyi ifade eder?

A) Nabızlar normal
B) Dinlenme ağrısı
C) Gangren
D) Asemptomatik iskemi

16. Diyabetik ayakta kallus debridmanı basıncı ne kadar azaltır?

A) %10
B) %26
C) %50
D) %75

17. Aşağıdakilerden hangisi diyabetik ayakta nöropatik ağrının özelliğidir?

A) Nabızla senkron ağrı
B) Yanıcı, batıcı ağrı
C) Hareketle artan ağrı
D) Palpasyonla hassasiyet

18. Diyabetik ayakta en sık ampütasyon seviyesi nedir?

A) Diz üstü
B) Diz altı
C) Ayak bileği
D) Transmetatarsal

19. Diyabetik ayakta nezaman  revaskülarizasyon düşünülür?

A) ABI 0,5-0,9 arasında ise
B) ABI >0.5 ise
C) ABI < 0,4 ise
D) ABI >1.0 ise

20. Diyabetik ayakta HBOT kaç ATA basınçta uygulanır?

A) 1.0
B) 1.5
C) 2.4
D) 3.0


Cevap Anahtarı

  1. B

  2. C

  3. D

  4. C

  5. A

  6. A

  7. C

  8. B

  9. C

  10. C

  11. B

  12. B

  13. B

  14. C

  15. B

  16. B

  17. B

  18. B

  19. C

  20. C

https://emedicine.medscape.com/article/237378-overview

https://www.idsociety.org/practice-guideline/diabetic-foot-infections/

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK441914/

https://www.aafp.org/pubs/afp/issues/2013/0801/p177.html